Skip to content

 

 

Eşsiz Bir Koku ve Aroma: Okaliptus Çayı Nasıl Yapılır?

Ana vatanı Avustralya olan okaliptus bitkisi, kendine has yoğun aroması ve kokusuyla biliniyor. Okaliptus bitkisi, uzun yıllardan beri dermokozmetik, parfüm ve ilaç sektörlerinde kullanılmasının yanı sıra, çay şeklinde demlenerek de tüketilebiliyor. Bazı bölgelerde boyu 100 metreye kadar ulaşabilen ve dünyanın en uzun ağaçlarından kabul edilen okaliptus ağacı, gövdesinde oldukça yüksek miktarlarda su tutabiliyor.

Hem rahatlatıcı etkiye sahip olmasına inanılması hem de eşsiz tadı sebebiyle, okaliptus yapraklarının demlenmesiyle hazırlanan okaliptus çayı da özellikle son yıllarda dünyanın birçok yerinde tüketiliyor. Doğru ölçüde ve teknikle demlendiğinde, okaliptus çayı yapımı oldukça kolay ve pratik. Fakat herkesin damak tadına göre hazırladığı okaliptus çayı tarifi, içine konulan ek malzemelere göre farklılık gösterebiliyor. 

Okaliptus Çayı Nasıl Demlenir?

Yaklaşık 2 fincan okaliptus çayı hazırlamak için, 5-6 adet okaliptus yaprağı yeterli. Ancak daha aromatik bir tat almayı tercih ediyorsanız, yaprak miktarını artırabilirsiniz. Yeterli ölçüde suyu kaynatıp birkaç dakika beklemek, suyun istenen sıcaklığa gelmesi açısından önem taşıyor. Henüz kaynamış suya atılan okaliptus yapraklarının aroması bozulabildiği ya da azalabildiği için, suyun yaklaşık 80 dereceye düşmesini beklemek daha güzel bir tat alınmasını sağlıyor. Bekleme sürecinin ardından sıcak suya atılan okaliptus yaprakları, yaklaşık 5 dakika demlendikten sonra fincandan çıkarılıyor. Böylece okaliptus çayı tüketime hazır hale geliyor. 

Farklı Tatlar Eklemeye Ne Dersiniz?

Okaliptus yaprakları tek başına demlenerek tüketilebildiği gibi, farklı bitkilerin yaprakları ya da tohumlarıyla da karıştırılabiliyor. Özellikle karışık kış çayı olarak bilinen bitki karışımlarını hazırlamayı tercih eden kullanıcılar; okaliptus yapraklarını papatya, karanfil tohumu, zencefil, tarçın çubuğu, ıhlamur, nane, ısırgan gibi malzemeler ile birlikte tüketebiliyor. Okaliptus yapraklarının tadını fazla keskin bulduğunuz takdirde, karışımın içine ekleyebileceğiniz kuşburnu ve ada çayı gibi bitkiler de ortaya çıkan tadın daha hafif olmasını sağlayabiliyor.  

Sade bitki çayı tüketmeyi sevmeyenler için, okaliptus çayını bal ya da şeker ekleyerek tatlandırmak da mümkün. Ancak bal ve şekerin, tüm bitki karışımı demlendikten ve süzüldükten sonra eklenmesi tavsiye ediliyor. Böylece hem çayı karıştırmak hem de aromasını dilediğiniz şekilde ayarlamak daha kolay hale geliyor. Daha acı tatlardan hoşlanıyorsanız, okaliptus çayının içine birkaç adet tane karabiber ya da bir parça meyankökü eklenen tarifler de bulunuyor. 

Ölçülü Tüketime Dikkat: Okaliptus Çayı Nasıl İçilir?

Kış aylarında birçok kişide görülen solunum yolu rahatsızlıkları için sıcak bitki çaylarının tüketilmesi tavsiye ediliyor. Ancak elbette tüketilen bitki çaylarının türü, ölçüsü ve kişilerin tıbbi durumu bu noktada oldukça önemli. Okaliptus bitkisi yüksek oranda uçucu yağ barındırdığı için fazla ya da bilinçsiz tüketildiği takdirde midede ya da boğazda yanma hissine neden olabiliyor. Bu sebeple özellikle gebelik, alerjik rahatsızlıklar, kronik hastalıklar gibi durumlar söz konusu olduğunda mutlaka bir uzman görüşüne başvurarak okaliptus çayı tüketmek büyük önem taşıyor. Başta çocuklar olmak üzere her bireyin ideal günlük tüketim miktarı farklılık gösterebiliyor. 

Her Mevsime Uygun Okaliptus Çayı

Okaliptus ağaçları, bulundukları iklim koşullarına göre bahar ya da yaz aylarında çiçek vermeye başlıyor. Akdeniz ikliminin hakim olduğu bölgelerde, okaliptus ağacı her mevsim yeşil kalabiliyor. Okaliptus ağacının yeşil, sivri ve uzun yaprakları belirli dönemlerde toplanarak kurutuluyor. Yaprakların kurutulduğunda da tadını ve besin değerlerini kaybetmemesi, okaliptus çayının gördüğü ilginin başlıca sebepleri arasında yer alıyor. Her mevsim aynı tazelikte tüketilebilen okaliptus çayı, kurutulmuş biçimde uzun süre boyunca saklanabiliyor.