Skip to content

 

 

Soğuk Havaların Favorisi: Ada Çayı

Çok uzun yıllardır tıpta, beslenmede ve kozmetikte ada çayından faydalanılır. Hastalandığımızda aklımıza gelen ilk içeceklerden biri olan ada çayı, aynı zamanda çeşitli yemeklere hoş koku ve tat katmak için de kullanılabilir.

Ada çayı Lamiaceae familyası Salvia cinsine dahil türlerin genel adıdır. Dünyada yaklaşık 900 türü olduğu bilinmektedir. Ülkemizde Salvia cinsine ait 44’ü endemik olmak üzere 87 tür bitki vardır.

Ada Çayı Nasıl Yapılır?

Ada çayı genellikle kaynatılarak yapılsa da aslında demlenerek hazırlanması gerekir. Bu sayede besin değerleri daha iyi korunur ve daha yoğun ada çayı tadı elde edilebilir. Kaynar suda çok uzun süre tutulması hem bitkinin faydalı etkilerini kaybetmesine neden olur hem de çayın tadı acılaşabilir. Ada çayının 2 dakikadan uzun süre kaynatılması ile toksik bileşenler açığa çıkarak çayın zararlı hale gelebileceği öne sürülmektedir.

Ada çayı, ülkemizde birçok yerde doğal olarak yetişir. İsterseniz ada çayını kendiniz toplayarak yapraklarını kurutup saklayabileceğiniz gibi kurutulmuş ada çayı yapraklarını marketlerden de alabilirsiniz. Poşet çay kullanmayı seviyorsanız poşet ada çayı da kullanabilirsiniz.

Ada Çayı Nasıl Demlenir?

Ada çayı yapımı için taze veya kurutulmuş ada çayı yaprakları kullanabilirsiniz. Yaklaşık 2 gram ada çayı üzerine 200-250 ml kaynar su ilave edilerek 10 dakika kadar demlenir. Yaprakları süzülür ve fincana doldurularak servis edilir. Eğer poşet çay yapmak isterseniz, bir poşet ada çayını bir fincana koyup üzerine 200ml sıcak su ekleyin ve 5-10 dakika kadar demleyin. Ada çayı demleme süresinin uzaması çayın acı bir tat almasına neden olabileceğinden, çok uzun süre demlenmemesi önerilir.

Evinizde french press varsa, ada çayı demlemek için onu kullanabilirsiniz. Önce biraz su ekleyerek cam haznenin ısınmasını sağlayın. Daha sonra ada çayı yapraklarını koyun üzerine sıcak su ekleyin. İsteğinize göre 5-10 dk demledikten sonra press’i aşağıya ittirin ve çayı fincanınıza doldurun. Bu şekilde yaprakların süzülmesi gerekmediğinden, bitki çayı demlemek için French press kullanımı daha pratik olarak görülür.

Ada çayını isterseniz çay olarak içebilir ya da gargara olarak kullanabilirsiniz. Ada çayı ile gargara yapmak soğuk algınlığı ve grip olduğunuz dönemlerde boğazınızdaki rahatsızlığı ve ağrıyı gidermeye yardımcı olabilir. Ağız yaralarında ada çayı ile gargara yapmanın yara iyileşmesine iyi geldiği bilinen faydaları arasındadır. Ayrıca ada çayı gargarasının nefesteki kötü kokunun giderilmesine yardımcı olduğu söylenmektedir.

Ada Çayı Nasıl İçilir?

Farklı ada çayı tarifi denemek isterseniz çayınıza bir çay kaşığı bal veya bir çubuk tarçın atarak farklı aromalar katabilirsiniz. Ada çayının tadı hoşunuza gitmiyorsa bal veya tatlandırıcı ekleyerek tatlandırmayı deneyebilirsiniz. İsterseniz bir dilim limon ekleyerek tadını biraz yumuşatabilirsiniz. Sütlü çay içmeyi seviyorsanız ada çayını sıcak süt ile demlemeyi de deneyebilirsiniz.

Yapısında doğal olarak kafein içermediği için günün her saatinde içebileceğiniz ada çayını ister sıcak ister soğuk çay olarak hazırlayabilirsiniz. Yaz aylarında serinlemek için soğuk olarak da hazırlayabileceğiniz ada çayını, normal şekilde demledikten sonra biraz buz ekleyerek buzdolabında bekletin. İçine buz, birkaç dilim limon veya nane yaprağı ekleyerek servis edebilirsiniz.

Ada Çayının Yan Etkileri Nelerdir?

Ada çayının aşırı tüketiminde bazı yan etkiler görülebilir. Salvia cinsine ait bitkilere alerjisi olan bireylerin ada çayı içmesi, alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Mide bulantısı gibi sindirim sistemi rahatsızlıklarında ada çayının faydalı olabileceği bilinse de, fazla içilmesi midede yanma hissine ve ağrıya neden olabilir. Yan etkiler kişiden kişiye değişse de günlük 3 bardak ada çayı içilmesi güvenli olarak kabul edilir ve günlük 3 bardaktan fazla içilmemesi önerilir.

Ada çayının yapısındaki hormon benzeri bileşenler hamile kadınlarda düşüğe neden olabilir. Bu nedenle hamilelik döneminde ada çayı içilmesi önerilmez. Emziklilik döneminde ise annenin sütünü etkileyebileceğinden tüketmeden önce doktora danışılması gerekir. Ayrıca küçük çocuklarda kullanımı da önerilmemektedir.